Gezilecek Yerler

Tarihi dokusu, taş evleri ve büyüleyici manzaralarıyla Mardin, her adımda geçmişle bugünü buluşturan eşsiz bir şehir. Keşfedilmeyi bekleyen birçok güzelliğiyle sizi büyüleyecek.
Deyrulzafaran Manastırı
Deyrulzafaran Manastırı, Mardin’in doğusunda, Mardin Ovası’na hâkim bir yamaca inşa edilmiş olan ve 5. yüzyıldan itibaren Süryani Ortodoks geleneğinin merkezi olarak kullanılan tarihi bir manastırdır.

Zaman içinde bir güneş tapınağı ve kale olarak işlev görmüş bu yapı, safranın verdiği sıcak sarı tonuyla ve mimarisindeki üç katlı yapısıyla dikkat çeker.
Dara Antik Kenti ve Zindanları
Dara Antik Kenti, Mardin’in güneydoğusunda, stratejik bir Roma-garnizon kenti olarak 5. yüzyılda kurulmuş bir antik yerleşkedir.

u kentin “zindanlar” olarak anılan bölümünde, devasa kaya oyma galeriler ve sarnıç-nitelikli alanlar yer alır — burada hem savunma hem de tutuklama amacıyla kullanılan alanların izleri görülmektedir.

Bu alan, tarih boyunca hem askeri hem sivil amaçlarla kullanılmış ve günümüzde antik mimarisiyle ziyaretçilerini etkilemektedir.
Kasımiye Medresesi
Kasımiye Medresesi, Türkiye’nin Mardin kentinde yer alan ve 15. yüzyıl sonlarında Akkoyunlular döneminde tamamlanan önemli bir eğitim ve ibadet yapısıdır.

İki katlı, tek avlulu ve kubbeli bu medrese; düzgün kesme taşla inşa edilmiş, avlusunda büyük bir havuz ve çeşme bulunduran mimarisiyle dikkat çeker.

Güney cephesi ovaya bakmakta olup, tarih boyunca hem eğitim kurumu hem de kompleks (külliye) işlevi görmüştür. Zaman içinde bir güneş tapınağı ve kale olarak işlev görmüş bu yapı, safranın verdiği sıcak sarı tonuyla ve mimarisindeki üç katlı yapısıyla dikkat çeker.
Zinciriye (İsa Bey) Medresesi
Zinciriye (İsa Bey) Medresesi, günümüzde Türkiye’nin Mardin şehrinde bulunan ve 1385 yılında Melik Necmeddin İsa tarafından yaptırılmış bir medrese-külliyedir.

Yapı; avlu, cami, türbe ve öğrenci odaları gibi bölümlerden oluşur ve mimari olarak doğu-batı yönlerinde dilimli kubbeler ile yüksek anıtsal bir portale sahiptir.

Taş işçiliği, tonoz ve kubbe sistemleriyle yerel Artuklu ve İslam mimari geleneklerini yansıtan medrese, hem eğitim merkezi hem de estetik bir yapı olarak önem taşır.
Mor Gabriel Manastırı
Mor Gabriel Manastırı, Türkiye'nin güneydoğusunda, Mardin il sınırlarında yer alan ve 397 yılında kurulan dünyanın en eski Süryani Ortodoks manastırlarından biridir. Midyat ilçesinin 23 kilometre güneydoğusunda, meşe ağaçlarıyla kaplı yüksekçe bir tepede bulunan bu manastır, Süryani Kadim Cemaati'nin önemli dini ve kültürel merkezlerinden biridir. Manastırın temelleri, Mor Şmuel ve Mor Şemun tarafından atılmış olup, tarih boyunca çeşitli eklemelerle günümüze ulaşmıştır.
Midyat Çarşısı ve Konuk Evi
Midyat Çarşısı, ilçenin kalbinde yer alan ve bölgenin geleneksel el sanatlarını yansıtan bir alışveriş merkezidir. Gümüş işçiliği, telkari, el dokuması halılar ve yöresel hediyelik eşyaların satıldığı dükkanlarla dolu olan çarşı, ziyaretçilere hem alışveriş hem de tarihi bir atmosfer sunar. Çarşıda yürürken, taş döşeli sokaklar ve geleneksel yapılar arasında kaybolmak mümkündür. Taş işçiliği, tonoz ve kubbe sistemleriyle yerel Artuklu ve İslam mimari geleneklerini yansıtan medrese, hem eğitim merkezi hem de estetik bir yapı olarak önem taşır.
Midyat Konuk Evi, 1850 yılında inşa edilen ve Süryani taş mimarisinin güzel örneklerinden biri olan tarihi bir yapıdır. Üç katlı olan bu yapı, dönemin ünlü Süryani taş ustaları tarafından inşa edilmiştir. Zemin katı anakaya oyularak yapılmış, üst katlarda ise geniş teraslar ve odalar bulunmaktadır. Konuk Evi, hem mimarisi hem de tarihi dokusuyla ziyaretçilerini etkilemektedir.
Kafro Köyü
Kafro Köyü, Mardin ilinin Midyat ilçesine bağlı, Süryani kültürünün izlerini taşıyan tarihi bir yerleşimdir. Elbeğendi olarak da bilinen bu köy, 1980’lerde güvenlik nedeniyle boşaltılmış, ancak 2000’li yıllardan itibaren Avrupa’da yaşayan Süryani göçmenlerin geri dönmesiyle yeniden canlanmıştır. Bu durum, Kafro’yu sadece bir köy değil, bir kültürel diriliş sembolü haline getirmiştir.
Mardin Sokakları ve Eski Çarşısı
Mardin, taş evleri, dar sokakları ve benzersiz mimarisi ile Güneydoğu Anadolu’nun en etkileyici şehirlerinden biridir. Şehir merkezinde dolaşırken, taş döşeli sokaklarda yürümek ve taş evlerin balkonlarından şehrin panoramik manzarasını izlemek mümkün olur. Mardin’in Eski Çarşısı ise tarihi dokusunu koruyan, geleneksel el sanatları, gümüş telkari ürünleri, yöresel hediyelikler ve baharat dükkanlarıyla dolu bir merkezdir. Bu çarşı, hem alışveriş yapmak hem de geçmişin izlerini taşıyan taş işçiliği ve dar sokaklarıyla tarihi bir yolculuğa çıkmak için ideal bir yerdir. Ziyaretçiler, çarşıyı gezerken hem Süryani, Arap ve Türk kültürlerinin sentezini gözlemleyebilir hem de Mardin’in otantik atmosferini yaşayabilirler..